Sepet 0

Hayvansal gıda yemeyen “Vegan” Artıyor mu?

Et ve süt ürünleri, yumurta, deri veya ipek herhangi bir giysi… Hayvan kaynaklı tüketimi reddeden veganlar, bunların hiçbirini yiyip içmiyor, giymiyor. Türkiye’de her geçen gün sayıları artan, bu beslenme şekline uygun restoranlar açan veganlar, Vegan Kolektif altında birleşti.

Veganlık, temeline hayvan haklarına saygıyı oturttuğu için her türlü hayvansal ürünün dışlandığı bir beslenme ve hayat tarzı. Vejetaryenlikten farklı. Vejetaryenler et yemezken veganlar et ve süt ürünleriyle birlikte hayvan kaynaklı yumurta, bal, deri, süet, yün, ipek gibi ürünlerini şiddetle reddediyor. STAR gazetesi yazarı uzman diyetisyen Salih Dönmez, vegan diyetini önermediklerini, her veganın da sağlıklı olmadığını söylüyor: “Vegan diyeti kalsiyum, protein, B12, D vitamini eksikliğine yok açabilir. Hem bitkisel hem hayvansal besinlerin bulunduğu besin bileşenlerinin bir arada alınması gerek. Bunu dengelemek için vitamin, mineral tabletleri kullanabilirler. Tam protein elde edilebilecek takviyeleri olması şart. Örneğin tahılla bulguru bir arada tüketebilirler. Bakliyatları sebzelerle birlikte yemeleri gerekiyor.”

İstanbul’da vegan mutfağı sunan tek bir yer var; Loving Hut. Hem vejeteryan hem vegan yemekleri yapan yerlerden biri de Taksim’deki Govinda. Türkiye’deki veganlar, geçen ay Vegan Kolektif altında bir araya geldiler. Sayıları şu an için 26, her geçen gün biraz daha büyüyorlar.

Bir belgesel izledi, vegan oldu

BELGESEL yönetmeni Aykut Atasay, 29 yaşında. Beş aydır vegan. Tercihinde seyrettiği Earthlings adlı belgeselin etkisi büyük: “Bu filmle şu ana kadar yapılan en büyük soykırıma tanık oldum. O saatten sonra döner yiyecek, ayran içecek, deri ise giyecek değildi benim için. Yediğim etin, sütün, yumurtanın, balın; giydiğim deri ayakkabının başka bir canlının bedeninden öldürülerek çalındığını bilmiyor muydum, biliyordum; peki ne değişti bir anda? O şiddete empati kuracağım görsellerle karşılaştım. Para verip nefsim için tükettiğim malın hangi koşullarda üretildiğini gördüm, o canlıların acısını hissettim. Bu yüzden hayvanlara yapılan işkencelere karşı gelmeliyiz. Et, süt, yumurta tüketmenin fayda değil nasıl zararlar verdiğini anlatmalıyız, endüstriyel hayvancılığın doğayı nasıl kirlettiğine dikkat çekmeliyiz.”

Böylesine karşı duruşta bir vegan ne yer, ne içer? Atasay, doğasında otçul olan bir insanın yemesi ve içmesi gereken her şeyi yediklerini ve gayet sağlıklı olduklarını anlatıyor: “Evde vegan beslenmek hiç de zor değil. Sabahları roka, maydanoz, dereotu, salatalık, yeşil zeytin, domates yiyorum. Öğle ya da akşam, mercimek, nohut, barbunya, kuru fasulye, mevsim sebzeleri, çorba, salata, makarna, pilav, bulgur gibi kolaylıkla bulabildiğim yemekleri tercih ediyorum. Tatlılara süt yerine soya sütü, su ya da muz püresi koyuyorum. Yumurta yerine keten tohumunu suyla çırpınca aynı kıvam tutmuş oluyor. Ayva veya kabak tatlısı, aşure, bazı lokum çeşitleri, tahin-pekmez ise sokakta rahatça bulacağınız vegan tatlılar; etsiz çiğ köfteciler, simitçiler, ev yemekleri yapan dükkanlar ise veganlar için hemen her caddede bulunan yemek durakları.”

Hayvanlar hizmetçimiz değildir

Tarkan Apari, 42 yaşında, uzun yıllardır organik ürün satan bir dükkanı var. 12 yıldır vejetaryen, dört senedir de vegan. Veganlığın vejetaryenliğe göre daha sağlam ve dürüst bir seçim olduğuna inanıyor: “Bir kere insanoğlu olarak üstün olduğumuz fikrinden sıyrılmalıyız. Hiçbir hayvan bize hizmet etmek ya da soframıza gıda olmak üzere hayata gelmiyor. Onların da tıpkı biz insanlar gibi bir hayatı, aileleri var. Bırakalım onlar hayatlarını yaşasın, biz de tabaklarımıza zulüm, işkence ve kan bulaştırmadan huzur içinde yaşamayı öğrenelim.”

Apari, vegan mutfağının çok lezzetli olduğu görüşünde: “Etoburlar bizim yavan beslendiğimizi düşünür, oysa vegan mutfağı çok leziz. Kahvaltıda zeytin, zeytin ezmesi, domates, salatalık, kendi yetiştirdiğim bol protein, mineral ve vitamin deposu filizlerim, şekersiz reçel yiyorum. Bazen bademden yaptığım sürmelik peynirim, mutlaka tam tahıl ekmeğim ve yeşil çay olur. Öğle ve akşam yemeklerinde de sebze, salata ve çorba tercih ediyorum.”

Ne yediğimi merak ediyorlar

İnternet üzerinden kıyafet satışı yapan Cihan Köylüce, 29 yaşında. Yaklaşık bir yıldır vegan. Köylüce, fast food restoranlarında kullanılan ürünlerin kaynağını (çiflik hayvanlarının en yaralı yerleri ya da rektum bölgesindeki etler olduğunu söylüyor) öğrendikten sonra beslenme tarzını değiştirmiş: “Vegan olduğumu duyan her yakınım bana dehşet içinde ‘Ne yiyorsun! diyor. İnsanların biraz bilinçlendiği bir toplumda sanmıyorum ki kimse süt içmek için ineklerin yavrularından ayrı konulmasına ya da erkek civcivlerin poşetler içinde ölüme gitmesine razı olsun. Kimsenin içinde bu kadar vahşeti yaşatabileceğine inanmıyorum. Ama sistem bizim için bunu yapıp, tüm şiddeti mezbahaların duvarlarının arkasında ustalıkla kapatıyor.”

Tam beş yıldır ilaç dahi kullanmıyorum

36 yaşındaki Yasemin Yıldız Avdan, 22 yıldır et yemiyor, son beş yıldır vegan. Ailesinin şehir dışındaki bahçesinde kendi yiyeceğini yetiştiriyor, fotoğrafla uğraşıyor. Bir insanın hayatta alacağı en zor kararın beslenme tarzını değiştirmesi olduğunu düşünüyor: “İnsanlar tabaklarına o etlerin nasıl geldiğini fazla düşünmek istemiyor. Geleneksel bir biçimde et yiyerek yetişiyor ve bunun doğru olduğu öğretiliyor bize. Artık deri kıyafet giymiyorum. Ayakkabı bulmakta biraz sıkıntı çekiyordum, biraz araştırınca sentetik malzemeden ve yapay deriden üretilenleri buldum. Yün ve diğer hayvansal malzemelerden yapılmış kıyafetleri giymiyorum, hayvanlar üzerinde test edilmiş kozmetik ve temizlik ürünlerini kullanmıyorum. Son beş yıldır ilaç da içmiyorum.”

ÖZKAN GÜVEN

Cart

Sepet

Item removed. Undo